Turco - Inglés
Turco - Inglés
Alemán - Inglés
Francés - Inglés
Español - Inglés
Inglés Sinónimo
Turco - Inglés Frases
Traducción
Eliminar anuncios
Iniciar sesión / Registrarse
Apagar las luces
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Traducción
Sinónimo
Frases
Herramientas
Recursos
Sobre nosotros
Contacto
Iniciar sesión / Registrarse
EN-TR
Turco - Inglés
Alemán - Inglés
Español - Inglés
Francés - Inglés
Inglés Sinónimo
Turco - Inglés Frases
Turco - Inglés
Español - Inglés
Ocultar la historia
Historia detallada
Eliminar
Historia :
communications port
more suspect
more impassable
b bile
four-spot
exception clauses
leopard adam
simhak
semisulcus
engine lifter
causative form
prees
recording barometer
agent area
statement of conditions
acceleration principle
bouncing bet
Psychopath
plowshare
Spectral range
primary coolant
double printing
broken rocks
common snake
mislabel
drop someone
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Historia
Frases
Significados de
"drop someone"
en diccionario turco inglés : 2 resultado(s)
Categoría
Inglés
Turco
Slang
1
Slang
drop someone
v.
yere sermek
2
Slang
drop someone
v.
yumrukla yere düşürmek
Significados de
"drop someone"
con otros términos en diccionario inglés turco: 121 resultado(s)
Categoría
Inglés
Turco
General
1
General
drop into someone's lap
v.
şans ile başarmak
2
General
drop into someone's lap
v.
(fırsat vb) ayağına gelmek
Phrasals
3
Phrasals
drop someone or something from something
v.
dersten bırakmak
4
Phrasals
drop someone or something on someone or something
v.
birini/bir şeyi başka birinin/bir şeyin üstüne düşürmek
5
Phrasals
drop someone or something from something
v.
bırakmak (ders)
6
Phrasals
drop (someone or something) on (someone or something)
v.
anlattıklarıyla birinin canını sıkmak
7
Phrasals
drop something on someone
v.
anlattıklarıyla birinin canını sıkmak
8
Phrasals
drop (someone or something) on (someone or something)
v.
birine tatsız şeyler anlatmak
9
Phrasals
drop someone or something on someone or something
v.
birini veya bir şeyi düşürmek
10
Phrasals
drop something on someone
v.
birine dert yüklemek
11
Phrasals
drop (someone or something) on (someone or something)
v.
elinden düşürmek
12
Phrasals
drop (someone or something) out of
v.
(birini/bir şeyi) bir yerden atmak
13
Phrasals
drop (someone or something) on (someone or something)
v.
bir şeyi bir şeyin üstüne düşürmek
14
Phrasals
drop someone or something from something
v.
birini/bir şeyi yüksek bir yerden bırakmak/aşağı atmak
15
Phrasals
drop someone or something from something
v.
(takımdan, gruptan) çıkarmak/atmak
16
Phrasals
drop something on someone
v.
birine tatsız şeyler anlatmak
17
Phrasals
drop (someone or something) on (someone or something)
v.
birine kötü bir haber vermek
18
Phrasals
drop (someone or something) out of
v.
(birini/bir şeyi) dışarı atmak
19
Phrasals
drop something on someone
v.
bir şeyi birinin üstüne düşürmek
20
Phrasals
drop something on someone
v.
birine kötü bir haber vermek
21
Phrasals
drop (someone or something) on (someone or something)
v.
birine dert yüklemek
22
Phrasals
drop across someone or something
v.
üstüne yerleştirmek
23
Phrasals
drop across someone or something
v.
düşüp kaplamak
24
Phrasals
drop across (someone or something)
v.
üstünü kaplayacak şekilde bırakmak
25
Phrasals
drop across someone or something
v.
yıkılıp (bir şeyi) tıkamak
26
Phrasals
drop across someone or something
v.
üstünü kaplayacak şekilde bırakmak
27
Phrasals
drop across (someone or something)
v.
yıkılıp (bir şeyi) tıkamak
28
Phrasals
drop across (someone or something)
v.
boylu boyunca düşmek
29
Phrasals
drop across (someone or something)
v.
boylu boyunca yerleştirmek
30
Phrasals
drop across (someone or something)
v.
düşüp dağılmak
31
Phrasals
drop across (someone or something)
v.
düşüp kaplamak
32
Phrasals
drop across someone or something
v.
boylu boyunca yerleştirmek
33
Phrasals
drop across (someone or something)
v.
üstüne yerleştirmek
34
Phrasals
drop across someone or something
v.
boylu boyunca düşmek
35
Phrasals
drop across (someone or something)
v.
düşüp yayılmak
36
Phrasals
drop someone or something down
v.
birini/bir şeyi düşürmek
37
Phrasals
drop someone or something off
v.
birini/bir şeyi (bir yere) bırakmak/götürmek
38
Phrasals
drop in on (someone)
v.
(birine) uğramak
39
Phrasals
drop someone or something off something
v.
birini/bir şeyi bir şeyden düşürmek
40
Phrasals
drop below someone or something
v.
birinin/bir şeyin altına düşmek
41
Phrasals
drop someone or something down
v.
birini/bir şeyi indirmek
42
Phrasals
drop in on (someone)
v.
(birine) habersiz uğramak
43
Phrasals
drop below someone or something
v.
birinin/bir şeyin altına inmek
44
Phrasals
drop someone or something off something
v.
birini/bir şeyi bir şeyden aşağı atmak
45
Phrasals
drop in on (someone)
v.
(birine) damlamak
46
Phrasals
drop someone or something off
v.
birini/bir şeyi (araçtan) indirmek
47
Phrasals
drop in on (someone)
v.
(birini) çat kapı ziyaret etmek
48
Phrasals
drop someone or something off
v.
birini/bir şeyi (araçla) bırakmak/götürmek
Idioms
49
Idioms
drop someone a few lines
v.
birine iki satır yazmak
50
Idioms
drop someone a line
v.
birine iki satır yazmak
51
Idioms
drop someone a line
v.
iki satır yazmak
52
Idioms
drop someone a note
v.
birisine not/mektup yazmak
53
Idioms
drop someone's name
v.
ünlü insanların isimlerini kendi arkadaşıymış gibi zikretmek
54
Idioms
drop someone's name
v.
ünlü insanların ismini sanki kendi arkadaşıymış gibi vermek
55
Idioms
drop in someone's lap
v.
(fırsat vb) ayağına gelmek
56
Idioms
drop someone some knowledge
v.
birini bir konuda eğitmek/bilgilendirmek
57
Idioms
drop in someone's lap
v.
kucağına bırakmak (fırsat, yük)
58
Idioms
drop (something) in (someone's) lap
v.
bir işi birinin başına yıkmak/sırtına yüklemek
59
Idioms
get the drop on (someone or something)
v.
(birinin/bir şeyin) önüne geçmek
60
Idioms
drop someone some knowledge
v.
birinin bir konuda kafasını açmak
61
Idioms
drop (something) in (someone's) lap
v.
şans eseri önüne çıkmak/çıkarmak
62
Idioms
make (someone's) jaw drop
v.
şaşıp kalmak
63
Idioms
get the drop on (someone or something)
v.
(birine/bir şeye karşı) bir avantaj elde etmek/avantajlı duruma geçmek
64
Idioms
drop (something) in (someone's) lap
v.
kucağına düşmek
65
Idioms
get the drop on (someone or something)
v.
(birinden/bir şeyden) bir adım önde olmak/öne geçmek
66
Idioms
drop (something) in (someone's) lap
v.
şans eseri gerçekleşmek
67
Idioms
have the drop on (someone or something)
v.
(birinden/bir şeyden) bir adım önde olmak/öne geçmek
68
Idioms
make (someone's) jaw drop
v.
şaşkına dönmek
69
Idioms
make (someone's) jaw drop
v.
ağzını açık bırakmak
70
Idioms
make (someone's) jaw drop
v.
hayretler içinde kalmak
71
Idioms
have the drop on (someone or something)
v.
(birine/bir şeye karşı) bir avantaj elde etmek/avantajlı duruma geçmek
72
Idioms
drop someone some knowledge
v.
birine bir konuda bilgi yüklemek
73
Idioms
make (someone's) jaw drop
v.
hayrete düşmek
74
Idioms
have the drop on (someone or something)
v.
(birinin/bir şeyin) önüne geçmek
75
Idioms
drop someone some knowledge
v.
birine bir konuda bilgi aktarmak
76
Idioms
drop in someone's lap
v.
bombayı kucağına bırakmak
77
Idioms
make (someone's) jaw drop
v.
dehşete düşmek
78
Idioms
drop (something) in (someone's) lap
v.
bir işi birine yamamak/kitlemek/kakalamak
79
Idioms
drop someone or something like a hot potato
v.
birini/bir şeyi bırakıvermek
80
Idioms
drop (someone or something) like a hot potato
v.
(biriyle/bir şeyle) aniden ilişkiyi sonlandırmak
81
Idioms
drop someone or something like a hot potato
v.
birinden/bir şeyden hemen vazgeçmek
82
Idioms
drop (someone or something) like a hot brick
v.
(biriyle/bir şeyle) birdenbire ilişkiyi kesmek
83
Idioms
drop (someone or something) like a hot brick
v.
(biriyle/bir şeyle) derhal ilişkiyi kesmek
84
Idioms
drop someone or something like a hot potato
v.
biriyle/bir şeyle derhal ilişkiyi kesmek
85
Idioms
drop a bundle (on someone)
v.
(birine) bir servet harcamak
86
Idioms
drop a bundle on (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) çok para harcamak
87
Idioms
drop (someone or something) like a hot brick
v.
(biriyle/bir şeyle) birdenbire bağları koparmak
88
Idioms
drop a bundle on (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) bir servet ödemek
89
Idioms
drop (someone or something) like a hot brick
v.
(birini/bir şeyi) başından atmak
90
Idioms
drop (someone or something) like a hot potato
v.
(biriyle/bir şeyle) birdenbire bağları koparmak
91
Idioms
drop a bundle (on someone)
v.
(birine) çok para dökmek
92
Idioms
drop (someone or something) like a hot potato
v.
(birini/bir şeyi) başından atmak
93
Idioms
drop someone or something like a hot potato
v.
biriyle/bir şeyle birdenbire bağları koparmak
94
Idioms
drop a bundle on (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) tomarla para dökmek
95
Idioms
drop (someone or something) like a hot potato
v.
(biriyle/bir şeyle) birdenbire ilişkiyi kesmek
96
Idioms
drop (someone or something) like a hot potato
v.
(biriyle/bir şeyle) derhal ilişkiyi kesmek
97
Idioms
drop a bundle on (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) çok para dökmek
98
Idioms
drop (someone or something) like a hot brick
v.
(biriyle/bir şeyle) aniden ilişkiyi sonlandırmak
99
Idioms
drop a bundle (on someone)
v.
(birine) tomarla para dökmek
100
Idioms
until/till someone drop
expr.
adım atacak halimiz kalmayana kadar
101
Idioms
until/till someone drop
expr.
yürüyecek halimiz kalmayana kadar
102
Idioms
until/till someone drop
expr.
çok yorulana dek
Law
103
Law
drop the charges against someone
v.
biri hakkındaki suçlamaları düşürmek
Slang
104
Slang
drop a dime on someone
v.
birisini ispiyonlamak
105
Slang
drop a dime on someone
v.
birisini ele vermek
106
Slang
drop someone
v.
ilişkisini sonlandırmak
107
Slang
drop someone
v.
yumrukla yere düşürmek
108
Slang
drop someone
v.
(sevgilisinden) ayrılmak
109
Slang
drop someone
v.
yere sermek
110
Slang
drop someone
v.
birini bırakmak
111
Slang
drop someone
v.
arkadaşlık ilişkisini kesmek
112
Slang
get the drop on someone
v.
silahını ilk doğrultan olmak
113
Slang
get the drop on someone
v.
silahını karşısındakinden önce çekmek
114
Slang
get the drop on someone
v.
birinin önüne geçmek
115
Slang
get the drop on someone
v.
silahına erken davranmak
116
Slang
get the drop on someone
v.
birine karşı avantaj sağlamak/elde etmek
117
Slang
get the drop on someone
v.
birine karşı avantajlı duruma geçmek
118
Slang
get the drop on someone
v.
birinden önde olmak
119
Slang
get the drop on someone
v.
birinden bir adım önde olmak
British Slang
120
British Slang
drop (someone) in it
v.
birinin başını belaya sokmak
121
British Slang
drop someone in the shit
v.
birinin başını belaya sokmak
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of drop someone
×
Term Options
Corregir / Sugerir
Francés Inglés Diccionario
Español Inglés Diccionario
Alemán Inglés Diccionario
Inglés Sinónimo Diccionario
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy